Yemen: Yerel Çatışmadan Küresel Güç Kaldıracına

Babülmendep Boğazı’nı kontrol eden Yemen, yerel bir çatışmadan küresel deniz ticaretini ve askeri dengeleri sarsan stratejik bir güce dönüştü. Zorlu coğrafyası ve asimetrik harp gücüyle öne çıkan ülke, bölgesel ve uluslararası dengeleri değiştirmeyi sürdürüyor.

Son günlerde Suudi Arabistan ile şiddetlenen savaşla birlikte Yemen gündemde. Yemen'deki savaş büyüyerek devam ediyor. Arabistan Yarımadası'nın güney kısmını oluşturan Yemen; coğrafyası, Babülmendep Boğazı'nı kontrol etmesi, kahvesi ve renkli görüntüleriyle hep ilginç bir ülkeydi.

Yemen'in çoğunluk kısmı çöl, ülkenin yüzde 25'lik kısmını oluşturan batı bölgesi ve Kızıldeniz'e bakan yamaçları yeşil ve yaşanabilir durumda. Yamaçlarda teraslama tarım alanları, Kızıldeniz'e bakan yamaçlarda Mocha (Mokka) kahvesi yetiştiriliyor. Kızıldeniz'deki Hudeyde Limanı ve güneydeki Aden Limanı ülkenin önemli limanları. Ülkenin yaşanabilir bu alanlarını Husiler (Ensarullah) kontrol ediyor.

Arap Yarımadası'nın güney ucunda yer alan Yemen, yaklaşık 528 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 40-43 milyonu aşan dinamik nüfusuyla bölgenin en kritik coğrafyalarından biri olarak öne çıkıyor. Doğuda Umman, kuzeyde Suudi Arabistan ile komşu olan ülke, Hint Okyanusu'nu Kızıldeniz'e bağlayan Babülmendep Boğazı'nı kontrol etmesi sebebiyle küresel deniz ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından birine ev sahipliği yapıyor.

Yemen'de yıllardır süren karmaşık yapı, 2011 yılındaki siyasi çalkantılar ve yönetim krizleriyle birlikte derinleşerek 2014 yılında kapsamlı bir iç savaşa dönüşmüştü. Başkent Sana'nın kontrolünün kaybedilmesi ve devlet mekanizmasındaki çözülmeler, ülkeyi kısa sürede bölgesel ve uluslararası aktörlerin dâhil olduğu geniş çaplı bir insani ve askeri krizin merkezine sürükledi. Bu iç karışıkta en büyük sorumlu Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olarak değerlendiriliyor.

Husiler (Sana Merkezli Yemen Hükümeti) diye küçümsenmeye çalışılan yapı bugün Yemen nüfusunun yüzde seksenini kontrol ediyor. Yaklaşık 40-43 milyon nüfusun yüzde 75'i Ensarullah'ın bölgesinde yaşıyor. Ülkenin yaşanabilir, tarım yapılan, yağış alan bölgesi de bu bölgededir. 2015 yılından bu yana ambargo ve saldırı altında yaşayan Yemen halkı çelik gibi bilenmiş, organize olmuş, kendi silahlarını üretir hale gelmiş durumda.

 

ABD Öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon 2023-2025 Yılları Arasında Sonuç Alamadı

ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon, 2023-2025 yıllarında Kızıldeniz'de en son model savaş uçakları ve uçak gemileri de dâhil güç grubu ile müdahale etti.Yemen'e doğrudan hava harekâtları düzenlendi. Ancak asimetrik harp taktikleri ve bölge coğrafyasına hâkimiyeti sayesinde direnç gösteren Ensarullah, küresel deniz trafiğini baskı altında tutmayı başardı. Balistik Füze ve Dronlarla ABD Uçak gemilerini hedef aldılar gemiler kaçmak için hızlı manevra yaparken iki tane F15 uçağını denize düşürdüler

Yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun bombardımanların ardından ABD ve müttefikleri Mayıs 2025'te harekâtı sonlandırarak kaçar gibi bölgeden çekildiler. Bu durum, süper güçlerin bile bölgesel ve jeopolitik kaldıraçlar karşısında askeri güçle Yemen'e karşı kesin sonuç alamadığını gösterdi. ABD Başkanı Trump, "Yahu o kadar vurduk tınlamadılar, helal olsun" diye durumu itiraf etti; "Bizim gemileri vurmayın, saldırmayacağız “diyerek Yemen le anlaştı.

 

Suudilerin Stratejik Körlüğü

Yemen'i vassal bir ülke haline getirmeye çalışan, arka bahçesi gibi gören Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) istikrarsızlığın en baş sorumluları.2011 yılından bu yana Yemen’e dışarıdan getirilen paralı askerle iç savaş çıkarttılar hala uygulanan ambargolar yüüznden çoğu çocuk ve kadın sadece, silahla vurularak değil Açlıktan ilaçsızlıktan öldü. O dönem ABD li askerlerin bile ‘’ bu kadarda olmaz’’ diyerek isyan ettiği basına yansıdı. 2023-2025 yılları arasında ABD öncülüğündeki koalisyonun başarısız olduğunu görememesi ve Yemen'in Gazze için İsrail'in limanlarını uzun menzilli füzelerle vurmasını, füze ve dron üretim yeteneğini ne kadar geliştirdiğini görememesi uzmanlar tarafından "büyük bir stratejik körlük" olarak değerlendiriliyor.

 

Yerel Güçten Uluslararası Kaldıraç Gücüne

İlk dönemlerde yerel bir silahlı aktör olarak değerlendirilen Husiler (Ensarullah Hareketi), zaman içerisinde askeri ve organizasyonel kapasitesini artırarak bölgede göz ardı edilemeyecek bir güce ulaştı. Dağların altına kurulan savunma, balistik füze ve dron kapasitesini belli bir oranda kendi imkânları ile geliştirmesi; özellikle Kızıldeniz hattında Asya ile Avrupa arasındaki gemi trafiğine yönelik gerçekleştirdikleri eylemler, küresel tedarik zincirini derinden etkilemiş ve uluslararası navlun maliyetlerinin yükselmesine yol açmıştır. Bu durum, yerel bir çatışma dinamiğinin küresel ticaret dengelerini değiştirebilen devasa bir jeopolitik kaldıraca dönüştüğünü net bir şekilde kanıtlamaktadır.

 

Yemen'in Yenilmesi İmkânsıza Yakın

Yemen, Arap dünyasının en kalabalık ülkesi. 43 milyon civarında dinamik bir nüfusu var ve 2011 yılından bu yana savaşıyor ve birlik olmuş durumdalar. Askeri stratejistler bir ülkeye karadan asker çıkarıp işgal edilmediği sürece yenilmesinin çok zor olduğunu söylüyor. 43 milyonluk bir ülke yüzde 10 ile 4 milyon asker çıkarır. Yemen'in 10 milyon asker çıkaracağına kesin gözüyle bakılıyor.

Karşı saldırı yapıldığında saldıran tarafın üç kat fazla bir sayı ile saldırması gerekiyor. Bu da 12 milyon asker eder. Bugün hiçbir ittifak 12 milyon gibi bir askeri çıkaramaz. Yemen'in coğrafi yapısı, tecrübeli savaşçı ve askeri yapısıyla askeri olarak yenilmesinin imkânsıza yakın olduğu öngörülüyor.

“Yemen: Yerel Çatışmadan Küresel Güç Kaldıracına”

Bekir Ülker

Yorum Yaz