Sigorta Acentelerinin Aydınlatma Yükümlülüğü
Sigorta sözleşmelerinde teminatın kapsamı, kanun, genel şartlar ve acentenin aydınlatma yükümlülüğüyle şekillenir; eksik bilgilendirme hukuki sonuç doğurur.
Sigorta sözleşmeleriyle sağlanabilecek teminatın kapsamı sınırlıdır. Bir başka ifadeyle gerçekleşme ihtimali bulunan bütün rizikoların sigorta sözleşmeleriyle teminat altına alınabilmesi mümkün değildir. Bazı hususların teminat kapsamına alınması kanun ve sigorta genel şartlarıyla yasaklanmıştır. Buna karşılık bazı hususlar ise sigorta teminatının standart teminatı içerisindedir. Bu hususlara ayrıca sigorta sözleşmelerinde özel olarak yer verilmesi gerekmez. Ancak sigorta genel şartlarında bazı hususların teminat kapsamına alınabilmesi için poliçede özel olarak belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Dolayısıyla sigorta sözleşmesi yapılırken teminat sağlanmak istenen hususların poliçede özel olarak belirtilmesinin gerekli olup olmadığının araştırılması gerekir. Aynı durum bitkisel ürün sigortaları açısından da geçerlidir.
Bitkisel ürün sigortalarıyla sağlanan teminat, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca belirlenen sisteme kayıtlı olan parsellerde (açık alan) yetiştirilen bitkisel ürünler açısından söz konusu olur. Dolayısıyla söz konusu parsellerin dışında yetiştirilen bitkisel ürünler teminat kapsamı dışında kalır. Bunun dışında söz konusu sigortalar sadece dolu ağı ve örtülü destek sistemlerinde doğrudan meydana gelen zararları teminat kapsamına almaktadır. Bu sebeple kira kaybı vb. dolaylı zararlar teminat kapsamında değildir. Teminatın kapsamı konusunda üzerinde durulması gereken diğer bir konu ise sigorta bedelidir. Bu tür sigortalarda da amaç sigortalının meydana gelen zararının karşılanmasıdır. Ancak sigortacının sorumluluğu diğer sigortalarda olduğu gibi sigorta bedeliyle sınırlıdır. Bu sebeple zararın sigorta bedelini aştığı durumlarda sigortacı tarafından sigorta bedeline kadar ödeme yapılır. Bu konuda dikkate edilmesi gereken bir diğer husus ise söz konusu sigortalarda ürün ile ağaç ve fidanın birbirinden ayrı bir şekilde sigortalanması gerekliliğidir.
Sigortanın kapsamına dolu, fırtına, yangın, sel, su baskını, deprem vb. hususların neden olduğu miktar kaybı, dolunun sebep olduğu kalite kaybı, yağmur ve kuşlardan kaynaklanan miktar kaybı ve yabani hayvanların neden olduğu miktar kaybı gibi rizikolar girmektedir. Ancak söz konusu teminatlar bütün ürünler için geçerli değildir. Genel Şartlar A.2.1. 2’de belirtilen rizikoların ek sözleşmeyle teminat altına alınması gerekmektedir. Ayrıca kıs donundan kaynaklanan zararlar da ancak ek sözleşmede kararlaştırılması halinde teminat kapsamı içerisinde girmektedir.
Yine genel şartlar incelendiğinde bazı hususların tamamen teminat dışında bırakıldığı görülmektedir. Söz konusu hususların ek sözleşmeyle dahi teminat kapsamına alınması mümkün değildir. Örneğin hasatları yapılarak bağ, bahçe veya tarlada bırakılmış ürünlerin uğradığı zararlar, hasat gecikmesinden kaynaklanan zararlar, sigortalının kasıt veya ağır kusurundan kaynaklanan zararlar, aşırı sulama vb. sebeplerden kaynaklanan zararlar sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bunların dışında sigorta sözleşmesinde kapsam dahilinde olan rizikoların meydana getirdiği zararın belirli bir oranı veya miktarına kadar ödeme yapılacağı da kararlaştırılabilir. Dolayısıyla sigorta sözleşmesi yapılırken bu tür bir sınırlamanın yapılıp yapılmadığının da dikkate alınması gerekir.
Bitkisel Ürün Sigortalarında zararın sigorta sözleşmesi süresi içerisinde gerçekleşmesi gerekir. Takip eden yılardaki zarar etkisi, sigorta teminatı içerisinde yer almamaktadır. Bunun dışında ürünün tam hasara uğraması, ürünün tamamının hasat edilmesi, yeniden ekim dikim kararı sonucunda farklı bir ürün ekilmesi durumunda da sigorta teminatı sona ermektedir.
Doç. Dr. Aytekin Çelik
“Bitkisel Ürün Sigortalarında Teminatın Kapsamı”
Doç. Dr. Aytekin ÇelikÖnceki Haber
Kırım Türkünün Ebedi Sesi: Cengiz Dağcı
Sonraki Haber
Sağlık Sigortasında 8,4 Milyon Sigortalıya Ulaşıldı: Çalışan Nüfusta Yeni Fırsat Alanı
Sigorta sözleşmelerinde teminatın kapsamı, kanun, genel şartlar ve acentenin aydınlatma yükümlülüğüyle şekillenir; eksik bilgilendirme hukuki sonuç doğurur.
Sigorta sözleşmelerinde beyan yükümlülüğü, taraflar arasındaki güvenin temelini oluştururken; eksik ya da yanlış bilgi verilmesi, tazminatın kısmen ya da tamamen ödenmemesi gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.