Sigorta Acentelerinin Aydınlatma Yükümlülüğü
Sigorta sözleşmelerinde teminatın kapsamı, kanun, genel şartlar ve acentenin aydınlatma yükümlülüğüyle şekillenir; eksik bilgilendirme hukuki sonuç doğurur.
Sigorta sözleşmelerinin niteliği, taraflarının birbirlerini bazı konularda bilgilendirmelerini gerektirmektedir. Söz konusu bilgilendirme her iki taraf açısından sözleşmenin yapılıp yapılmaması veya sözleşmenin aynı şartlarda yapılıp yapılmaması açısından oldukça önem taşımaktadır. Bu sayede sigorta ettiren kendisine sağlanan teminatın kapsamını, sigortacı ise sigortaladığı rizikonun gerçekleşme ihtimalini sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nda söz konusu yükümlülük sigortacı açısından “aydınlatma yükümlülüğü” (TTK m. 1423), sigorta ettiren açısından ise “beyan yükümlülüğü” (TTK m. 1435 vd.) şeklinde düzenlenmiştir. Tarafların söz konusu yükümlülükleri sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında olduğu gibi sözleşme süresince de devam etmektedir.
Sigorta sözleşmesi yapılırken sigortacıya doğru bilgi verilmesi, sigortacının sigorta sözleşmesi yapıp yapmama ve sözleşme yapacaksa aynı şartlarda yapıp yapmama konusundaki kararını önemli ölçüde etkilemektedir. Örneğin bir aracın şahsi ihtiyaçlar için kullanıldığı durumlar ile ticari amaçla (örneğin taksi veya kiralık araç olarak) kullanıldığı durumlarda rizikonun gerçekleşme ihtimali farklılaşır. Aynı şekilde hayata sigortası sözleşmelerinde kişinin sağlıklı olması veya kanser hastalığının bulunması, ölüm rizikosunun gerçekleşme ihtimalini farklılaştırmaktadır. Hatta kanser hastalığının türü bile bu açıdan oldukça önemlidir. Bu yüzden sözleşme yapılırken (ve sözleşmenin devamında) sigortacı tarafından bilinmesi halinde sözleşmenin hiç yapılmayacağı veya bu şartlarda yapılmayacağı hususların (önemli hususların) bildirilmesi gerekmektedir.
Sigorta ettirenin, beyan yükümlülüğü çerçevesinde sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında bildiği ve bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmesi gerekir (TTK m. 1435). Önemli hususların kapsamı iki şekilde belirlenir. Buna göre sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikteki bilgiler önemli olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.
Sigorta ettiren tarafından bir bildirim yapılmasına rağmen yanlış veya eksik bilgi verilmesi halinde beyan yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılmaz. Uygulamada genellikle sigorta sözleşmesi yaptırmak isteyen kişilere beyan yükümlülüğünün yerine getirilmesi konusunda liste halinde sorular yöneltilmekte, bu soruların cevaplanması istenmektedir. Söz konusu listede yer alan sorular cevaplanırken gerçeğe uygun cevaplar verilmesi, riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatının ödenip ödenmemesi konusunda oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Sözleşme yapılırken yanlış veya eksik bilgi verilmesi bazı durumlarda sigorta tazminatının ödenmemesiyle sonuçlanabilir.
Sigortacı tarafından sigorta ettirene, cevaplaması için sorular içeren bir liste vermişse, sunulan listede yer alan sorular dışında kalan hususlara ilişkin olarak sigorta ettirene hiçbir sorumluluk yüklenemez. Ancak sigorta ettirenin önemli bir hususu kötü niyetli bir şekilde sakladığı durumlarda beyan yükümlülüğü ihlal edilmiş sayılır (TTK m. 1436). Sigortacı, liste dışında öğrenmek istediği hususlar varsa bunlar hakkında da soru sorabilir. Söz konusu soruların da yazılı ve açık olması gerekir. Sigorta ettiren bu soruları cevaplamakla yükümlüdür.Söz konusu hususların hiç bildirilmemesi veya eksik ya da yanlış bildirilmesi beyan yükümlülüğünün ihlali olarak nitelendirilir.
Sigorta ettirenin sözleşme sırasında beyan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar sigortacının bu durumu rizikonun gerçekleşmesinden önce veya sonra öğrenmiş olmasına göre değişiklik gösterir. Sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği hususunun rizikonun gerçekleşmesinden önceki dönemde öğrenilmesi halinde sigortacı bu durumu öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içerisinde "prim farkı" isteyebileceği gibi sözleşmeden de cayabilir.
Sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği hususunun rizikonun gerçekleşmesinden sonra öğrenilmesi halinde uygulanabilecek yaptırımlar sigorta ettirenin kusur derecesine göre değişir.
Sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise (bağlantı varsa), ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Buna karşılık beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı yoksa sigorta tazminatı tamamen ödenir.
Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar. Örneğin hayat sigortası yaptıran bir kişinin kanser hastası olduğunu sözleşme yapılırken gizlemesi ve bu kişinin kanser hastalığından dolayı sözleşme süresi içerisinde hayatını kaybetmesi halinde sigorta şirketi tarafından sigorta bedeli ödenmez. Buna karşılık beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder (TTK m. 1439/2). Örneğin hayat sigortası yaptırırken kanser hastası olduğunu gizleyen bir kişinin bir başka sebeple hayatını kaybetmesi halinde sigorta bedeli bu kişinin ödediği primle, kanser hastası olduğunu bildirseydi ödeyeceği prim arasındaki oran dikkate alınarak belirlenir.
Dolayısıyla sözleşme yapılırken daha fazla prim ödeneceği endişesiyle sigortacıya eksik veya yanlış bilgi verilmesi, riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatı veya bedelinin hiç ödenmemesine veya tam olarak ödenmemesine sebep olabilir. Bu sebeple sigorta sözleşmesi yapılırken sigorta şirketi tarafından önem taşıyan bütün bilgilerin gerçeğe uygun bir şekilde bildirilmesi oldukça önemlidir.
Doç. Dr. Aytekin Çelik
“Sigorta Sözleşmesi Yapılırken Sigortacıya Doğru Bilgi Verilmesinin Önemi”
Doç. Dr. Aytekin ÇelikÖnceki Haber
Anadolu Hayat Emeklilik’in Aktif Büyüklüğü Yüzde 62 Artışla 467 Milyar TL’ye Ulaştı
Sonraki Haber
Anadolu Sigorta, Troya Maratonu’nda Destek Sponsoru Oldu
Sigorta sözleşmelerinde teminatın kapsamı, kanun, genel şartlar ve acentenin aydınlatma yükümlülüğüyle şekillenir; eksik bilgilendirme hukuki sonuç doğurur.