Dr. Seyfettin Kurt: “Poliçenin Etrafındakiler”
Sigortacılığın İnsanı merkeze alan ruhunu gençlere anlatan bu köşe, sektörü şiirsellik, tecrübe ve dayanışma üzerinden yeniden tanımlıyor.
“Memleket isterim, Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun...”
Cahit Sıtkı TARANCI
İnsanlık tarihinin hikâyesi toprakla başlamıştır, insan toprağın çocuğudur. İlk medeniyetler nehir kıyılarında yükselmiş, ilk şehirler bereketli ovalarda kurulmuş, ilk ekonomik faaliyetler ise toprağın insana sunduğu nimetlerle şekillenmiştir. Bu nedenle toprağın hikâyesi aynı zamanda insanlığın hikâyesidir.Anadolu coğrafyası da binlerce yıldır bu hikâyenin en önemli sahnelerinden biri olmuştur. Bu topraklar, Hititlerden Selçuklulara, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadar sayısız nesli beslemiş, büyütmüş ve yaşatmıştır.
Bugün dünya yalnızca ekonomik krizlerle değil; iklim değişikliği, kuraklık, su kıtlığı ve gıda arz güvenliği sorunlarıyla da mücadele etmektedir.Birleşmiş Milletler verilerine göre önümüzdeki yıllarda ülkelerin karşılaşacağı en büyük risklerden biri yeterli ve sürdürülebilir gıdaya erişim olacaktır. Bu nedenle tarım artık yalnızca çiftçilerin uğraştığı ekonomik bir faaliyet değil; ulusal güvenlik, sosyal istikrar ve sürdürülebilir kalkınma meselesidir.
Türkiye, farklı iklim kuşaklarını bünyesinde barındıran, tarımsal üretim kapasitesi yüksek bir ülke olmasına rağmen son yıllarda yaşanan kuraklıklar, dolu afetleri, aşırı yağışlar, sel olayları ve özellikle zirai don hadiseleri nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıyadır.
Bu noktada Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM), yalnızca üreticinin gelirini koruyan bir sigorta sistemi değil; aynı zamanda ülkenin tarımsal sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir risk yönetim mekanizması olarak öne çıkmaktadır.
Cafe Poliçe Dergisi olarak hazırladığımız bu sayıda, tarım sigortalarını yalnızca teknik bir sigortacılık uygulaması olarak değil; toprak, su ve gıda güvenliği ekseninde değerlendirmeyi amaçladık.
Bu kapsamda TARSİM Genel Müdürü Sayın Bekir Engürülü, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Bağcı ve Zirai Don Araştırma Komisyonu Başkanı Burdur Milletvekili Sayın Adem Korkmaz başta olmak üzere çok değerli isimlerin görüşlerine yer verdik.Ayrıca TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen ve 36 ili kapsayan saha ziyaretlerinden elde edilen gözlemleri okuyucularımızla paylaşarak, üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde tespit etmeye çalıştık.
Çünkü tarımı korumak yalnızca çiftçiyi korumak değildir.
Tarımı korumak, toprağı korumaktır, suyu korumaktır, kırsalı korumaktır, gıda güvenliğini korumaktır ve nihayetinde geleceği korumaktır.
Bu sayının, sigorta sektörü ile tarım sektörü arasında daha güçlü bir anlayış köprüsü kurulmasına katkı sunmasını diliyoruz.
Dr. Seyfettin KURT
Cafepoliçe - Genel Yayın Danışmanı
“Bir Poliçeden Fazlası: TARSİM ve Gıda Güvenliğinin Geleceği”
Dr. Seyfettin KurtÖnceki Haber
Katılım Emeklilik Yeni Katılım Karma Emeklilik Yatırım Fonu’nu (KLV) Sundu
Sonraki Haber
Riskten Korunmak İçin Devrediyorsak, Devralan Niye Üstleniyor?
Sigortacılığın İnsanı merkeze alan ruhunu gençlere anlatan bu köşe, sektörü şiirsellik, tecrübe ve dayanışma üzerinden yeniden tanımlıyor.
Sigortacılık sektöründe değişen risk dinamikleri ve artan belirsizlikler, eğitimi bir tercih olmaktan çıkarıp stratejik bir zorunluluk haline getiriyor. Dr. Seyfettin Kurt, sektörün sürdürülebilirliği için bilgiye yapılan yatırımın kritik önemine dikkat çekiyor.
Adil gazi
15 August 2026 saat 22:19
Çok güzel bir yazı olmuş. Elinize kalemizde sağlık.