Hegemonya, Medya ve İşgal Anlatısı: Suriyeli ve Filistinli Kadınların Sessizliği

Gazeteci Hayrunnisa Çiçek, Bâbıâli Sohbetlerinde medya ve İşgal anlatıları üzerinden Suriyeli ve Filistinli kadınların görünmezleştirilen deneyimlerini ele aldı

Bâbıâli Sohbetleri’nin 437’nci programında gazeteci Hayrunnisa Çiçek, hegemonya, medya ve işgal anlatıları çerçevesinde Suriyeli ve Filistinli kadınların görünmez kılınan deneyimlerini ele aldı.

ESKADER ile Fatih Belediyesi iş birliğinde sürdürülen Bâbıâli Sohbetleri’nin 437’nci programı, Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı’ndaki Kahve Hâne’de gerçekleştirildi. Yılın ilk programının konuğu gazeteci Hayrunnisa Çiçek oldu. Çiçek, medya, hegemonya ve işgal anlatıları ekseninde savaş coğrafyalarında kadınların maruz kaldığı sessizleştirme politikalarını değerlendirdi.

Kişisel Hafızadan Gazeteciliğe

Konuşmasına kendi hikâyesiyle başlayan Çiçek, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle Azerbaycan’da eğitim görmek zorunda kaldığını, bu deneyimin gazetecilik yolculuğunu şekillendirdiğini ifade etti. Bir kadın gazeteci olarak savaş ve işgal bölgelerinde özellikle kadınların ve gazetecilerin hedef alınmasına dikkat çekti.

Algı Savaşları ve Medyanın Gücü

Savaşın yalnızca silahla değil, medya ve kültürel üretim araçlarıyla da sürdürüldüğünü vurgulayan Çiçek, sinema, tiyatro ve haber dili aracılığıyla dünya kamuoyunun algısının yönlendirildiğini söyledi. Suriyeli kadınların medya aracılığıyla “tehdit” veya “düzen bozucu” olarak sunulmasının, yaşanan gerçek acıları görünmez kıldığını belirtti.

Suriye Hapishanelerindeki Kadınlar

İHH öncülüğünde yürütülen Vicdan Konvoyu çalışmalarında yer aldığını anlatan Çiçek, yüksek lisans tezinde Suriye hapishanelerindeki kadınların yaşadıklarını incelediğini aktardı. Azez bölgesinde 18 kadınla yapılan görüşmelerde işkence, keyfi tutuklama, cinsel şiddet ve toplumsal dışlanma gibi ağır ihlallerin ortaya çıktığını söyledi. Hapisten çıkan kadınların çoğunun aileleri ve toplum tarafından da dışlandığını ifade etti.

Filistin’de Gazetecilik ve Dayanışma

Çiçek, Filistin’de işgalin daha net bir şekilde görülebildiğini belirterek, özellikle 7 Ekim sonrası İsrail’in gazetecileri sistematik biçimde hedef aldığını vurguladı. Bu süreçte kurulan “Press For Palestine – Filistin İçin Gazeteci Dayanışması” ve yayımlanan Gazzete ile Filistinli gazetecilerin sesini duyurmaya çalıştıklarını anlattı.

Kültürel Tanıklık ve Sorumluluk

Programın sonunda Çiçek, kültürel ve sanatsal alanlarda üretilen her sözün bir tanıklık olduğunu belirterek, “Duaysa dua, haberse haber… Herkes kendi imkânı nispetinde sorumluluk almalı,” çağrısında bulundu. Söyleşi, dinleyicilerden gelen sorular ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

“Hegemonya, Medya ve İşgal Anlatısı: Suriyeli ve Filistinli Kadınların Sessizliği”

Yorum Yaz