Cop31 Öncesinde Allianz Türkiye'den İklim Risklerine Karşı Sürdürülebilir Sigorta Çözümleri

İklim değişikliğinin etkileri günlük yaşamı ve ulaşım alışkanlıklarını hızla dönüştürürken, Allianz Türkiye*, e-mobiliteye geçişi kolaylaştıran çözümleri ve Türkiye sigorta sektörünün AB Taksonomisi kriterlerine uyumlu ilk sertifikalı kaskosuyla sürdürülebilir geleceğe olan taahhüdünü yineliyor.

COP31'e giden süreçte iklim değişikliği yalnızca çevresel bir gündem başlığı olmaktan çıkıp ekonomik ve toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen bir risk alanı haline geliyor. Bu süreçte iş dünyasının ve sigortacılık sektörünün rolü de hasar ödemenin ötesine geçerek “risk önleme ve dönüşümü teşvik etme” odaklı bir yapıya evriliyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde sürdürülebilirlik taahhütlerini halihazırda ürün ve hizmet süreçlerine entegre etmeye devam eden Allianz Türkiye, e-mobiliteye geçişi kolaylaştıran yenilikçi çözümleri ve sektöre kazandırdığı ilklerle dikkat çekiyor.

 

Avrupa Standartlarında Kasko Güvencesi

Allianz Türkiye, sadece kendi operasyonlarında değil, müşterilerine sunduğu çözümlerde de çevresel ayak izini azaltma hedefiyle ilerliyor. Şirket, aktüeryal modellemeden hasar süreçlerine, müşteri iletişiminden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerini kapsayıcı bir dönüşümden geçirerek kasko ürününü geçtiğimiz yıl AB Taksonomisi kriterleri ile Allianz Grubu Sürdürülebilir Değer Yaratma Modeli’nin tüm gerekliliklerini karşılayarak Türkiye'nin ilk “sürdürülebilir ürün” sertifikasını aldı. Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda geliştirilen ve kapsamlı yeşil sınıflandırma sistemi olan AB Taksonomisi kriterlerini tam olarak karşılayan bu ürün, sigortacılıkta sürdürülebilir finans standartlarının yerleşmesine öncülük ediyor.

 

Elektrikli Araç Ekosistemine 360 Derece Koruma ve Siber Güvence

Düşük karbonlu geleceğin en önemli adımlarından biri olan elektrikli araç sahipliğini teşvik etmeyi amaçlayan Allianz Türkiye, Elektrikli Araç Kasko Sigortası ile kullanıcılara özel avantajlar ve destekler sunuyor. Klasik kasko poliçelerinden farklı olarak Kapsamlı Elektrikli ve Markalı Elektrikli kasko paketlerinde; elektrikli araçların kalbini oluşturan batarya, taşınabilir şarj kablosu, adaptör ve ev/iş yerlerindeki duvar tipi şarj ünitelerini kaza, hırsızlık ya da kemirgen hasarlarına karşı muafiyetsiz olarak güvenceye alıyor.

 

Ürün ayrıca şarj esnasında oluşabilecek akım/voltaj dalgalanmalarından kaynaklı zararları ve yeni nesil bağlantılı araçların karşı karşıya kalabileceği yazılımsal riskleri hedef alan "Siber Güvence" teminatını da kapsıyor. Şarjın kritik seviyeye (%15 ve altı) inmesi durumunda ise yolda kalma endişesini ortadan kaldırmak için Türkiye’de bir ilk olan mobil şarj araçlarıyla "Yerinde Şarj Hizmeti" verilerek en yakın istasyona ulaşım kolaylaştırılıyor.

 

Batu Öncül: “Sigortacılık, yaşadığımız dönüşümün en büyük teşvik mekanizması olmalı” Geliştirilen sürdürülebilir sigorta çözümlerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Allianz Türkiye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Batu Öncül, iklim risklerinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İklim değişikliği, bireylerin yaşam biçimlerinin yanı sıra günlük mobilite ve ulaşım tercihlerini de radikal bir şekilde dönüştürüyor. Biz sigortacılığı sadece bir risk transfer aracı değil, yaşadığımız küresel dönüşümün en büyük teşvik mekanizmalarından biri olarak görüyoruz. COP31’e doğru ilerlerken, Türkiye sigorta sektörünün ilk AB Taksonomisi uyumlu sürdürülebilir sertifikalı kaskosunu sigortalılarımızla buluşturmaktan ve elektrikli araç kullanıcılarının tüm ekosistem ihtiyaçlarını uçtan uca güvence altına almaktan gurur duyuyoruz. Küresel Isınma Potansiyelimizi azaltma hedeflerimizi başarıyla büyütürken, kâğıtsız dijital poliçe süreçlerimiz, aşırı hava olayları öncesinde sigortalılarımıza gönderdiğimiz erken uyarı sistemlerimiz ve karbon salımını doğrudan düşüren 'yerinde onarım' gibi iş modellerimiz ve hizmetlerimizle müşterilerimizin ve dünyamızın geleceğini koruyoruz”.

 

Daha Az Servis Trafiği, Daha Düşük Karbon Salımı

Allianz Türkiye, kasko ürünü kapsamında sunduğu çevreci asistans hizmetleriyle de döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. 81 ilde uygulanan 7/24 yerinde onarım asistans hizmeti sayesinde, araçların servise çekilmesine gerek kalmadan küçük arızalar, lastik ve sigorta değişimleri uzman ekiplerce yerinde çözülüyor. Araç parçalarının yenisiyle değiştirilmesi yerine onarılmasını önceliklendiren ve gereksiz çekici trafiğini engelleyen bu model, karbon emisyonunu ve operasyonel kaynak kullanımını da azaltmaya yardımcı oluyor.

*Allianz Türkiye, bu bülten kapsamında Allianz Sigorta A.Ş.’yi ifade etmektedir.


Allianz Hakkında

Dünyanın en güçlü sigorta ve finans topluluklarından birisi olan Allianz Grubu, yaklaşık 70 ülkede 156 bini aşkın çalışanıyla 97 milyon müşterisine sigortacılık ve varlık yönetimi hizmeti veriyor. Sigorta müşterileri adına yönettiği 764 milyar avronun yanı sıra PIMCO ve Allianz Global Investors şirketlerinin yönettiği yaklaşık 2 trilyon avroyla, dünyanın en büyük varlık yönetimi şirketleri arasında yer alıyor. 2025 yıl sonu itibarıyla 186,9 milyar avro toplam iş hacmine sahip olan Allianz Grubu, 17,4 milyar avro faaliyet kârına ulaştı.

Allianz Grubu, Türkiye’de Allianz Trade, Allianz Partners ve Allianz Türkiye şirketleri ile faaliyet gösteriyor. Bu topraklardaki faaliyetlerine 1923 yılında Şark Sigorta adı altında başlayan, Cumhuriyetle yaşıt olarak 2023 yılında 100’üncü yılını kutlamanın onurunu yaşayan Allianz Türkiye, 2008’den bu yana faaliyetlerine Allianz Grubu’nun bir parçası olarak devam ediyor. Allianz Türkiye’nin çatısı altında elementer sigortalarda Allianz Sigorta, bireysel emeklilik ve hayat sigortalarında Allianz Yaşam ve Emeklilik ile Allianz Hayat ve Emeklilik şirketleri bulunuyor. 

Sektöre müşteri deneyimi, çeviklik, dijitalizasyon, çalışan bağlılığı, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında öncülük eden Allianz Türkiye; 2.500 çalışanı, 12 bölge müdürlüğü, 5.000’i aşkın acentesi, 1.500 banka şube acente kanalı ve 9.000 anlaşmalı kurumuyla, 81 ilde 8 milyonu aşkın müşterisine ihtiyaç duydukları her an ‘Allianz Seninle’ diyebilmek için çalışıyor. Allianz Grubu desteğiyle 2019 yılında 35 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Allianz Teknik, bugün itibarıyla Türkiye’de uluslararası akreditasyon standartlarına uygun ilk ve tek akredite deprem laboratuvarı olarak hizmet veriyor. Aynı zamanda ülkemizde yangına tepki testleri yapma yetkisine sahip 3 akredite kurumdan biri olan Allianz Teknik’le birlikte, Allianz’ın 2008 yılından bu yana Türkiye’ye yaptığı yatırımlar 1 milyar avroyu aşıyor. 2019 yılından bu yana Türkiye’deki yatırıma açık olmayan şirketler arasında ilk ve tek entegre raporun sahibi olan Allianz Türkiye, “Allianz ile Geleceğin Güvende” stratejisi doğrultusunda, sigortacılığın dönüştürücü gücünü toplum, gezegen ve ekonomi için harekete geçirirken, ekosisteminde kalıcı bir dönüşüm hedefliyor.

 
 

“Cop31 Öncesinde Allianz Türkiye'den İklim Risklerine Karşı Sürdürülebilir Sigorta Çözümleri”

Yorum Yaz