Enis Batur Zeytinburnu’nda Anlattı: “Yazmaktan Başka Bir İş Seçemeyecek Durumdaydım”
İstanbul – Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi, “100 Yüze İmza ve Söyleşi” programının ocak ayı buluşmasında edebiyatseverleri usta yazar Enis Batur ile bir araya getirdi. 30 Ocak Cuma akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşide, Mustafa Aplay’ın moderatörlüğünde Enis Batur’un yazı hayatı, edebiyat tutkusu ve “yazı insanı olmak” kavramı masaya yatırıldı.
Programın konuğu Enis Batur, dinleyicilere yazarlık yolculuğunun zorluklarını ve kararlılığını samimi bir dille aktardı. Söyleşi öncesi katılımcılara Batur’un “Cinlerin İstanbulu” adlı eseri hediye edildi.
“Yazmaktan Başka Bir İş Seçemeyecek Durumdaydım”
Enis Batur, yazarlık kararını 17-20 yaşları arasında verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yazarların yaşamlarını okuduğumda hiç kimsenin birdenbire yazar olmadığını, savaş verdiklerini gördüm. 17 yaşından sonra kendimi hazır tutma ve yola çıkma kararı aldım. Ama çevre, toplum, aile böyle bir gidişe hazır değildi. Bugün de o yaştaki bir insanın farklı bir durumla karşılaşacağını sanmıyorum. Bizim edebiyatımızda bildiğim kadarıyla bir tek Orhan Pamuk’ta var bu. Ailesi onu kollamış, yazar olmak istediğini söyledikten sonra ona arka çıkmışlar. Benim durumumda böyle bir şey yoktu. Ailem de çevre de tersine, yazma meselesi ciddileştikçe paniklemeye başladılar. Herkes akıl veriyor. Nasıl geçineceğini, hayatını nasıl devam ettireceğini soruyor ama bunların cevabı kişide yok. Bir tek yazma isteğinin ağır basması var. Bedeli neyse, ben bu bedeli karşılayacaktım. Yazmaktan başka bir ‘iş’i seçemeyecek durumdaydım.”
“Türlerle Didişmek Yaratıcılığı Besliyor”
Batur, edebiyat türlerinin değişimi ve yazarın özgünlük arayışı üzerine de önemli tespitlerde bulundu:
“Aynı formatın, biçimin değişmeden kalması zor. Bugün Stendhal gibi roman yazılabilir mi, yazamıyorsak nasıl yazacağız? Romancı bu soruyla karşılaşıyor ve arkasına bakınca Cortazar’ın Seksek’ini, Perec’in Yaşam Kullanma Kılavuzu’nu, Bilge Karasu’nun Gece’sini görüyor. Farklı roman anlayışlarıyla farklı roman kalıpları oluştuğunu görüyor. Yeni roman yazarı kendini daha özgür hissediyor. Sorun, o özgürlükle ortaya ne çıkaracağı. Birilerinin tekrarı mı olacak yoksa kendine özgü bir formül bulabilecek mi? Dolayısıyla türlerle didişme, işin yaratıcılık tarafını besleyen bir yaklaşım. Kişinin cüret etmesi, dayatılana itiraz etmesi önemli.”
Mustafa Aplay’ın ustalıkla yönettiği söyleşi, Enis Batur’un hayatından ve eserlerinden yola çıkarak edebiyat dünyasının hem kişisel hem de yaratıcı boyutlarını derinlemesine ele aldı. Katılımcılar, yazarın tecrübelerinden ilham alarak keyifli ve düşündürücü bir akşam geçirdi.
Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’nin düzenli olarak gerçekleştirdiği “100 Yüze İmza ve Söyleşi” programı, edebiyatseverlerin önemli isimlerle buluşmaya devam edeceği bir platform olmayı sürdürüyor.
“Zeytinburnu Kültür Sanat’ta Enis Batur Söyleşisi: “Yazı İnsanı Olmak” Üzerine Derin Bir Sohbet”
Önceki Haber
Bes Aktif Finansal Araç Haline Geldi
Sonraki Haber
Sigorta Sektörü Kahramanmaraş'ta: 2026 Deprem Bölgesi Ziyareti Ve Acente Sorunları