Türkiye’de perakende satış verilerinden demografik dönüşüm (yaşlanan nüfus) rahatlıkla gözlemlenebiliyor. Yaşlı bezi satışları, bebek bezi satışlarını geride bıraktı. Bu durum, yalnızca tüketim alışkanlıklarını değil, ülkenin hızla değişen nüfus yapısını ve sigortacılığın geleceğini de etkileyebileceği değerlendiriyor.
Demografik veriler, Türkiye’nin nüfusunun giderek yaşlandığını net şekilde ortaya koyuyor. TÜİK’in 2024 verilerine göre, 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyon 112 bin kişiye ulaştı ve toplam nüfus içindeki oranı yüzde 10,6 oldu. Bir önceki beş yılda bu oran yüzde 9,1’den yükseldi. Bir başka ifadeyle nüfusun her 10 kişisinden biri artık 65 yaş üstü
Yaşlı Nüfus Artışı Sektörleri Etkiliyor
Bu demografik değişim, sigorta sektörü üzerinde çok yönlü etkiler yaratıyor. Uzmanlara göre, yaşlı nüfusun hızla artmasıyla birlikte sağlık hizmeti talebi yükseliyor, uzun vadeli bakım ihtiyacı ve kronik hastalık maliyetleri çoğalıyor.
Sigorta ekonomisi uzmanı Dr. Ayşegül Koç, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Nüfusun yaşlanması, sigorta sektörü için sadece hasar maliyetini artırmakla kalmayacak; ayrıca risk sürelerinin uzaması ve daha uzun dönemli taahhütler getirmesi nedeniyle fiyatlama ve sürdürülebilir fon yönetimini zorlaştıracak.”
Uzmanlar, özellikle sağlık sigortaları ve uzun süreli bakım ürünlerinde yeni talep dalgası oluştuğunu belirtiyor.
Sosyal Güvenlik Sistemine Baskı Artıyor
TÜİK’in öngörülerine göre, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2030’da yaklaşık %13,5’e, 2060’ta %27’ye kadar çıkabilir. Bu trend, yalnızca sigorta sektöründe değil, sosyal güvenlik ve emeklilik sistemlerinde de yapısal bir baskı yaratıyor
Demografik değişimin bir diğer göstergesi de “yaşlı bağımlılık oranında görülen artış. Bu oran, çalışma çağındaki 100 kişiye düşen 65 yaş ve üzeri nüfus sayısını ifade ediyor ve son dönemde yükseliş trendi gösteriyor.
Yaşlanan Nüfus Fırsatlar Da Sunuyor
Bununla birlikte sektör temsilcileri bu dönüşümün fırsat alanları da yarattığını vurguluyor.
Sigorta sektöründen uzmanlar “Yaşlı nüfusun artışı, aslında doğru stratejiyle yeni ürün yelpazesinin genişlemesine olanak sağlıyor” şeklinde görüşlerini dile getiriyor.
Türkiye’nin doğurganlık hızı da bu görünümü destekliyor. Uzmanlar, doğurganlık oranlarının giderek düşmesiyle birlikte genç nüfusun oranının azalmasının, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payını artırdığına işaret ediyor. Bu değişim, uzun vadede çalışan sayısı ile emekli ve bakım ihtiyacı olan nüfus dengesini değiştiriyor.
Sigortacılık Bu Alanı Çalışmalı
Yaşlı bezi satışlarının bebek bezi satışlarını geçmesi, ilk bakışta küçük bir ticari gösterge gibi görünse de aslında Türkiye’nin demografik dönüşümünü ve buna bağlı ekonomik etkileri net biçimde yansıtıyor. Demografik veriler ve uzman görüşleri, bu trendin sigortacılık sektörünün iş modellerini yeniden şekillendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Artık sigorta şirketleri, yalnızca bugünün risklerini değil, yaşlanan toplumun gelecekteki ihtiyaçlarını da finanse edecek ürünler geliştirmek zorunda.
“Yaşlı Bezi Satışı Bebek Bezini Geçti: Sigortacılık İçin Yeni Riskler ve Fırsatlar”
Önceki Haber
Türkiye’de Müze ve Ören Yerleri Rekor Kırdı: 2025’te 33 Milyon Ziyaretçi
Sonraki Haber
TSB Başkanı Uğur Gülen: 2025 Sigorta Sektörü İçin Güçlü Bir Dönüşüm Yılı Oldu