Cihan Okuyucu: Mevlana’nın sözleri zamanı aşarak bugünün insanına sesleniyor
Fatih Belediyesi ile Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) iş birliğinde Medrese Davutpaşa’da sürdürülen Bâbıâli Sohbetlerinin 436’ncı programında, Hz. Mevlana’nın düşünce dünyası ve Mesnevi’nin insanla kurduğu derin ilişki ele alındı.
Tarihî Medrese Davutpaşa’da Anlam Yolculuğu
25 Aralık Perşembe günü gerçekleştirilen programda konuşmacı olarak yer alan Cihan Okuyucu, Hz. Mevlana’nın sözleri ve eserleri üzerinden insanın zamanla, anlamla ve hakikatle kurduğu bağı değerlendirdi. Medrese Davutpaşa’nın tarihî atmosferinde gerçekleşen sohbet, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
“Mevlana’nın Sözleri Asırları Aşıyor”
Konuşmasına Mevlana’ya atfedilen
“Pir menem civan menem, tir menem keman menem, devlet-i cavidan menem, men ne menem ne men menem”
dörtlüğüyle başlayan Okuyucu, bu dizeler üzerinden zaman, insan ve söz kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Hz. Mevlana’nın sınırlı bir ömür sürmesine rağmen sözleriyle yüzyılları aşan bir etki oluşturduğunu vurgulayan Okuyucu, Mevlana’nın düşüncelerinin zamanla eskimediğini, her çağda yeniden anlam kazandığını ifade etti.
Ok ve Yay Benzetmesiyle Zamanın Ötesine Yolculuk
Konuşmasında ok ve yay benzetmesine yer veren Okuyucu, yayı terk eden okun yolculuğunu sürdürmesi gibi Mevlana’nın sözlerinin de yüzyıllar boyunca insanlığa ulaşmaya devam ettiğini söyledi. Yay bir kenara asılsa bile okun menziline doğru ilerlediğini belirten Okuyucu, Mevlana’nın sözlerinin de zamanın sınırlarını aşarak bugüne ulaştığını dile getirdi.
Mesnevi: İnsana Tutulan Büyük Ayna
Sohbetin ilerleyen bölümünde metinlerin insanla kurduğu ilişki üzerinde duran Okuyucu, bazı eserlerin yalnızca okunmadığını, insanla konuştuğunu ifade etti. Kur’an-ı Kerim’in her asrın insanına kendi diliyle hitap ettiğini belirten Okuyucu, büyük manevi şahsiyetlerin eserlerinin de çağları aşan bir etkiye sahip olduğunu söyledi.
Bu çerçevede Mesnevi’nin, insanın anlam arayışına cevap veren, iç dünyasını sorgulamasına imkân tanıyan ve yol gösteren bir eser olduğunu vurguladı.
“Mesnevi Bir Edebiyat Metni Olmanın Ötesinde”
Mesnevi’nin insana tuttuğu büyük ayna sayesinde kişinin kendisini, zaaflarını ve imkânlarını görebildiğini belirten Okuyucu, eserin yalnızca edebî bir metin olarak değil, insanın hayatla ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesine yardımcı olan bir rehber olarak okunması gerektiğini ifade etti.
Yoğun İlgi ve Soru-Cevap Bölümü
Program boyunca okuduğu beyitlerle dinleyicilere kapsamlı bir Mesnevi anlatımı sunan Cihan Okuyucu, Hz. Mevlana’nın düşüncelerini günümüz insanının karşı karşıya kaldığı meselelerle ilişkilendirdi. Sohbetin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Okuyucu, Mevlana’nın düşünce mirasının ancak okuma, anlama ve tefekkür çabasıyla canlı tutulabileceğini vurguladı.
Program, Medrese Davutpaşa’nın bahçesinde çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Bâbıâli Sohbetleri Devam Ediyor
Bâbıâli Sohbetleri, önümüzdeki haftalarda da Medrese Davutpaşa’da düşünce, edebiyat ve irfan ekseninde farklı konu ve konuklarla devam ederek kültür hayatına katkı sunmayı sürdürecek.
“Bâbıâli Sohbetlerinde Mevlana ve Mesnevi Konuşuldu”
Önceki Haber
Hayat Sigortası Branşı 1 Yılda Yüzde 82 Büyüdü
Sonraki Haber
Türkiye’de Manda Varlığı Alarm Veriyor