Eskader ve Fatih Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Bâbıâli Sohbetleri’nin 438. programına konuk olan yazar Yunus Emre Kabaoğlu, taş tabletlerden yapay zekaya uzanan iletişim serüvenini anlattı. Kabaoğlu, "Yapay zekayı bir efendi değil, asistan olarak görmeliyiz" dedi.
Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı’ndaki Kahve Hane’de gerçekleşen geleneksel perşembe sohbetlerinin bu haftaki konuğu, “Yapay Zeka Çağında Habercilik” kitabının yazarı Yunus Emre Kabaoğlu oldu. Haberciliğin tarihsel gelişiminden geleceğin dijital dünyasına kadar geniş bir perspektif sunan Kabaoğlu, katılımcıları teknolojik bir zaman yolculuğuna çıkardı.
Konuşmasına gazeteciliğin köklerine değinerek başlayan Kabaoğlu, tarihteki ilk gazetecilik çalışmasının M.Ö. 59’da Roma’da devlet işlerinin yazıldığı tabelalar olduğunu belirtti. Modern haberciliğin miladı olarak ise 1600’lerde Strasbourg’da John Carlos tarafından basılan gazeteyi işaret etti. Sanayi Devrimi, matbaanın icadı ve tren yollarının gelişimiyle haberin yayılma hızının arttığını vurgulayan Kabaoğlu, Tom Hanks’in başrolünde olduğu “Dünyadan Haberler” filminden örnekler vererek okuryazarlığın bu süreçteki kritik rolünü anlattı.
İletişim teknolojilerindeki dönüşümü "Dünya 1.0" ve "Dünya 2.0" olarak ikiye ayıran Kabaoğlu, Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan ulus devletleşme sürecini ilk büyük "reset" olarak tanımladı. Günümüzde ise sanal gerçekliğin fiziksel gerçekliğin önüne geçtiği ikinci bir yenilenme sürecinde olduğumuzu ifade etti:
"2010 yılında televizyon kumandasıyla süt sipariş edeceğimiz söylendiğinde bu çok uzak bir gelecek gibi geliyordu; ancak bugün banka işlemlerinden alışverişe kadar her şeyi sanal dünyada hallediyoruz. Dünya artık ikinci büyük resetin eşiğinde."
Kültür ve sanat dünyasında yapay zekanın sunduğu fırsatlara değinen Kabaoğlu, yazarlar ve yayıncılar için kapak tasarımı, fragman hazırlama ve hızlı kaynak araştırması gibi konularda teknolojinin büyük bir kolaylık sağladığını belirtti. Mesleklerin yok olacağı korkusuna da açıklık getiren yazar, şu değerlendirmede bulundu:
"Bazı meslekler ölecek mi? Hayır. Sadece en iyiler ve yapay zekayı bir asistan gibi kullanmayı bilen profesyoneller kalacak. Yarın bir hakim emsal kararı 10 saniyede bulacak, eczaneler bankomatlara dönüşecek. Bizim için asıl tehlike, telefona esir olduğumuz gibi yapay zekaya da esir olmaktır."
Geleceğin dünyasında sanat eserlerinin NFT (Nitelikli Fikri Tapu) olarak değerleneceğini belirten Kabaoğlu, meta evrende insanların dijital malikaneleri için orijinal şiirler, beyitler ve kitaplar satın alacağını söyledi. Kabaoğlu'na göre; süzülerek yaşamanın cazibesini korumak ve hız çağında boğulmamak, insanın bu teknolojiyi nasıl konumlandıracağıyla ilgili bir tercih meselesi.
Bâbıâli Sohbetleri: Yunus Emre Kabaoğlu ile Yapay Zeka ve Medya
“Bâbıâli Sohbetleri’nde Dijital Dönüşüm: Yapay Zeka Haberciliği Nasıl Değiştiriyor?”
Önceki Haber
Davos 2026: Küresel Liderler
Sonraki Haber
2026 Küresel Riskler Raporu: "Rekabet Çağı"nda Yarını Feda Ediyoruz