Allianz Türkiye, acenteleriyle kurduğu uzun soluklu iş ortaklığını emeklilik dönemine de taşıyan yeni bir modeli hayata geçiriyor. Sigorta sektöründe yenilikçi bir adım olan “Allianz Acente Emeklilik Programı”, acentelerin yıllar içinde oluşturduğu portföy değerinin korunmasını ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesini amaçlıyor.
Sigorta sektörü önemli bir demografik dönüşüm sürecine girerken, yıllarını bu mesleğe adamış birçok acente emeklilik dönemine yaklaşıyor. Bu süreçte oluşan portföy değeri, müşteri ilişkileri ve mesleki birikimin planlı şekilde devredilememesi, önemli bir değer kaybına yol açabiliyor.
Allianz Türkiye, bu ihtiyaca yönelik geliştirdiği program aracılığıyla, acentelerinin emeklilik dönemine planlı, şeffaf ve sürdürülebilir bir geçiş yapmasına imkan tanıyor. Bu yaklaşım, şirketin “yaşam boyu iş ortağı” vizyonunu somut ve uygulanabilir bir modele dönüştürüyor.
Program nasıl işliyor?
Allianz Acente Emeklilik Programı kapsamında, emeklilik sürecine giren acentelerin portföyleri, belirlenmiş bir değerleme modeli çerçevesinde Allianz yönetimine devrediliyor. Bu model üç temel unsur üzerine kuruluyor:
Programın 2026 yılında pilot uygulama olarak başlatılması, ilerleyen dönemde ise kademeli olarak genişletilmesi planlanıyor.
Emeklilik sonrasında da güçlü bağ: Allianz Emekli Acenteler Kulübü
Allianz Türkiye, iş ortaklarıyla kurduğu ilişkiyi emeklilik sonrasında da sürdürüyor. Programa katılan acenteler, Allianz Emekli Acenteler Kulübü çatısı altında şirket ekosisteminin bir parçası olmaya devam ediyor.
Kulüp yapısı üç ana başlıkta şekilleniyor:
Acentenin tüm yaşam döngüsünü kapsayan bütünsel yaklaşım
Allianz Türkiye, acentelerini mesleki yolculuklarının her aşamasında destekleyen bütünsel bir yapı sunuyor:
Tolga Gürkan: “Acentelerimizin her aşamada yanında olmaya devam ediyoruz”
Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sigortacılıkta en büyük gücümüz, acentelerimizle kurduğumuz güçlü ve uzun vadeli iş ortaklığıdır. Allianz Türkiye olarak bu ilişkiyi yalnızca aktif çalışma dönemiyle sınırlı görmüyor, acentelerimizin mesleki yolculuklarının her aşamasında yanında olmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.
Bugün hayata geçirdiğimiz Allianz Acente Emeklilik Programı, aslında daha büyük bir değer yaklaşımının parçası. Amacımız yalnızca bir portföy devri modeli sunmak değil; acentelerimizin yıllar içinde oluşturduğu değerin korunmasını, sürdürülebilir biçimde yönetilmesini ve yeni nesillere aktarılmasını sağlayan bütünsel bir yapı kurmak.
Bu modelle birlikte, acentelerimizin emeğiyle oluşan değerin sistem içinde kalmasını, müşteri ilişkilerinin kesintisiz devam etmesini ve sektörün uzun vadeli sağlıklı büyümesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Başka bir ifadeyle, oluşturulan değerin kaybolmadığı, aksine güçlenerek devam ettiği bir döngü inşa ediyoruz. Sektörde yenilikçi ve özgün olan bu yaklaşımın, yalnızca Allianz için değil, sigorta sektörünün geleceği için de önemli bir referans noktası olacağına inanıyoruz.”
Allianz Türkiye, bu bütünsel yaklaşımıyla hem sektöre yeni acenteler kazandırmayı hem de mevcut iş ortaklarının mesleki yolculuklarının her aşamasında yanında olmayı sürdürüyor. Şirket, acenteleriyle birlikte büyümeye ve sürdürülebilir değer üretmeye devam ediyor.
“Allianz Türkiye’den sektörde yenilikçi bir adım: Acente Emeklilik Programı”
Önceki Haber
Allianz Türkiye üst üste 5’inci kez ‘Türkiye’nin En İyi İşvereni’ oldu
Sonraki Haber
Enpara, Kasko Poliçelerinde %15 Nakit İade Sunacak